Hakkımızda

Ekoloji Kolektifi

Ekoloji Kolektifi 2004 yılında çoğunluğu hukukçu ve sosyal bilimci üyeler tarafından kuruldu. Üniversitelerde oluşmuş ekoloji eksenli topluluklara üye kişiler tarafından kurulan Kolektif, 2007 yılında Dernekleşti. Dernekleştiği zaman zarfına kadar Ekoloji Kolektifi temel olarak, sorun odaklı bir çalışma anlayışına sahipti. Özellikle Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar ve Nükleer Santrallere Karşı kampanyalar yürüttü. 2007 yılında dernekleşmesi ardından sadece sorun odaklı çalışmalara değil, ekolojinin bütünselliği içinde toplum-doğa-emek sorunlarına bütünsel ve programlı olarak eğildi. Kuruluşundan bugüne kadar Ekoloji Kolektifi,

1. Gündemine aldığı sorunların kamuoyu tarafından sahiplenilmesini, bu konuda genel bir duyarlılık yaratmayı,
2. Bu sorunlarla ilgili devlet organlarının duyarlılıklarını arttırmayı, devletin ekolojik sorunlarla ilgili yasal, yönetsel düzenlemeler yapmasını,
3. Ekolojik sorunun muhatabı toplum kesimlerinin örgütlenmesini ve bu kesimlerin kendileriyle ilgili karar alma süreçlerine etkin olarak katılmasını ve gelecekleriyle ilgili karar alabilir kılınmasını sağlamaya çalıştı.

Bu yönüyle de Ekoloji Kolektifi, yaşanılan ekolojik krizin, toplumsal eşitsizliklerden ve adaletsizlikten kaynaklandığını kabul ederek, bu toplumsal eşitsizlik ve adaletsizliği yaşayan farklı çıkar gruplarının, haklarına erişebilir kılınması için çalıştı.

Ekoloji Sorunlarına Yaklaşımımız

Ekoloji sorunları temel olarak toplumsal eşitsizlik ve adaletsizlikten beslenmektedir. Bu eşitsizlikler bir yandan biyolojik çeşitliliği diğer yandan da kültürel çeşitliliği ortadan kaldırmaktadır. Eşitsizliğe dayalı sorunlar, zayıf çıkar kesimlerinin doğaya, kültürlerine, cinsine ve kendi yaratıcı emeklerine yabancılaşmalarına sebep olmaktadır. Bu nedenle de toplum ve doğa tek tipleşmektedir. Kültürel ve biyolojik çeşitliliğin kurulması, bu sorunların çözümüyle ilişkilidir. Bu sorunların çözümüne paralel, ekolojik sorunların çözüleceği kabul edilebilir. Bu çeşitliliği ortadan kaldıran, ezme, ezilme, sömürme, sömürülme, hiyerarşi ve tahakküm ilişkilerinde etkilenen ve yaşamlarında güçsüzleşen kesimlerin güçlendirilmesi için de toplumun geniş kesimlerinin, kendi gelecekleri üzerine karar verebilir kılınması, var olan eşitsizlikleri üreten politikalara, örgütlenme ve yaşam biçimlerine karşı alternatif toplumsal yaşam biçimlerinin konulmasına yönelik çalışmalar üretmeyi Ekoloji Kolektifi benimsemiştir.

Ekoloji Sorunlarının Çözümü Konusunda Yaklaşımımız

Ekoloji Kolektifi temel olarak eşitsizliklere dayalı olarak gelişen toplumsal sorunların, toplumsal örgütlenme biçimlerimizden kaynaklandığını, var olan toplumsal örgütlenme biçimlerinin hem toplumu hem de bireyi hiçleştirdiğini kabul eder. Bu nedenle de kişilerin toplumsal özgüçlerinin arttırılmasının sağlanması kadar ekoloji sorunlarının muhatabı topluluk, grup, yapıların da geliştirilmesi gerektiğini savunur. Bu zayıf toplum kesimlerinin güçlendirilmesi için temel olarak merkezi ve yerel düzeyde politika yürütür.

Vizyon

– Ekolojik yaşama zarar veren üretim, tüketim ilişkilerinin değiştirilmesi için çalışmak, “İyi Yaşam için Eylemek”
– Kültürel ve Biyolojik Çeşitliliği korumak, geliştirmek ve iyileştirmek;
– Toplumsal eşitsizlik ve adaletsizliğin kentte ve kırda yol açtığı ekolojik krize karşı, önleyici, giderici ve iyileştirici çözümler üretmek,
– Bu doğrultuda, ulusal ve uluslararası hukuku geliştirmek,
– Toplumsal ve tarihsel pratiklerden yola çıkarak, kırın ve kentin eşitsiz gelişiminin mağdurlarına ulaşmak, cinslerin, türlerin, yerel grupların gelişimi ve korunmasını sağlamak, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkının tesisini sağlamak,
– Ekolojik sorunların muhataplarının, sorunun tespiti, çözümü ve uygulama aşamalarında, kararlara katılım araçlarını geliştirmek ve gelecekleriyle ilgili karar verebilir kılmak,
– Kentte ve kırda ortaya çıkan ekoloji sorunları karşısında, bu yerel grupların doğru, açık, şeffaf bilgiye ve belgeye ulaşması için, çevresel bilgilere erişimi sağlayacak bilgi edinme yollarını kullanma bilgi ve pratiklerini geliştirmek,
– Yerel hareketlerin temel hak ve özgürlüklerini ekolojik sorunların çözümü doğrultusunda geliştirmek, bu hareketlerin ve kişilerin yargısal yollarla hak arama özgürlüğünün olanaklarını yaratmak,
– Kent hakkını temel alarak bu alanda yaşanan hak mağduriyetlerine karşı mücadele araçlarını geliştirmek,
– Sağlıklı ve temiz gıdaya, suya, havaya, toprağa erişim için gerekli iyi tarım uygulamalarına, enerji, su, eğitim, sağlık, adalet ve ekoloji politikalarına yönelik çalışmalar yürütmek, yerel ve küçük üreticilerin, hareketlerin desteklenmesi amacıyla bilgilenmelerini, örgütlenmelerini sağlamak,
– GDO’lu ürünlerin olası tehlike ve riskleri konusunda edinilen bilgileri yaygınlaştırmak ve toplumsal eşitsizliklerin ekolojik ürünler ile gdolu ürünlerin tüketimde yarattığı dengesizliği ortadan kaldıracak araçları araştırmak, biyoçeşitliliği ve kültürel çeşitliliği eş anlı tesis etmek.

Misyon

– Yerel toplulukların ve türlerin kendilerine yeterliliklerini sağlamak,
– Bu toplulukların örgütsel, hukuki, kültürel kapasitesini arttırmak, bu örgütlenmeler arasındaki bağı güçlendirmek,
– Bu toplulukların tek başına ve veya bir arada gelecekleri hakkında karar verebilecekleri sosyal, ekonomik, kültürel, hukuki, siyasal kurumsallaşmayı sağlamak,
– Merkezi ve yerel yönetim politikalarını bu doğrultuda yönlendirmek, denetlemek, devlet yönetimine ulaşılabilirliği ve katılımı sağlamak,
– Bunun için kampanya örgütlemek, yayın-eğitim yapmak, her türlü hukuki savunuculuk faaliyeti yürütmektir.