Yatağan Termik Santralı Etki Alanındaki Turgut Köyü Hak İhlalleri Raporu

Turgut Yardımlaşma ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği ile Muğla Çevre Platformunun (MUÇEP) çağrısı üzerine, Yatağan Termik Santralına yaklaşık 9 kilometre mesafedeki Turgut Köyünde incelemeler yapan Ekoloji Kolektifi, Yatağan Termik Santralının ve termik santrala kömür sağlayan açık ocak kömür madenlerinin Turgut’a etkilerini raporlaştırdı.

RAPORA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYINIZ

RAPORA, RAPOR ÖZETİNE VE SAHA FOTOĞRAFLARINA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Yatağan Termik Santralının kurulumu sonrasında yurttaşlar ile örgütlerin açtığı dava süreçlerini, santralın özelleştirilmesi ve sonrasındaki idari başvurular ile bilgi edinme başvurularını ve mevcut diğer bilgi ve belgeleri inceleyen Ekoloji Kolektifi, saha çalışmaları kapsamında Yatağan Termik Santralı ile Turgut Köyü arasında uzanan açık maden sahasını, Yatağan Termik Santralı ile Turgut Köyü arasında uzanan açık maden sahasının sınırında yer alan 93 parsellik zeytinlikler ve bu zeytinliklerin sınırındaki arkeolojik buluntu alanlarını, Turgut Köyü yakınlarındaki Lagina Antik Kenti ile Turgut Köyü içindeki Osman Hamdi Bey Evi ve Müzesini, Turgut Köyü civarında çeşitli açık madencilik faaliyetlerinin yürütüldüğü diğer alanları, Yeniköy ile Kemerköy Termik Santrallarına kömür sağlayan açık kömür sahalarını ve bir başka termik santral projesinin planlandığı rivayet edilen Karacahi­sar Köyünü ziyaret etti.

Saha araştırması bulgularının sıralandığı bölümde,

– Termik santral ve açık ocak kömür madenciliğinin Turgut Köyündeki zeytin üretimine etkileri,
– Açık ocak kömür madenciliği faaliyetlerinin zeytinlikler üzerindeki baskısı ve göçe zorlama süreçleri,
– Termik santral ev açık ocak kömür madenciliğinin yarattığı sağlık sorunları,
– Termik santral ve açık ocak kömür madenciliğinin temiz su kaynaklarına erişimde yarattığı zorluklar,
– Açık ocak kömür madenciliğinin Turgut Köyündeki arkeolojik buluntu alanlarına etki ve baskıları

ele alınmıştır.

Saha çalışması ile bilgi ve belgelerin incelenmesi ışığında çalışma yürüten Ekoloji Kolektifi hukukçuları, Yatağan Termik Santralı ve santrala kömür sağlayan açık ocak kömür madenciliği faaliyetlerinin Turgut Köyünde yarattığı hak ihlallerini de değerlendirmeye aldı. Ekoloji Kolektifi hukukçuları enerji ve madencilik süreçlerinin yarattığı hak ihlallerini,

– Yaşam hakkı,
– Çevre hakkı,
– Sağlık hakkı,
– Beslenme hakkı,
– Barınma ve konut hakkı,
– Güvenli ve sağlıklı çalışma koşulları hakkı,
– Kültürel haklar,
– Bilgi edinme hakkı ve 
– Halkın katılımı

bağlamlarında masaya yatırdı ve raporlaştırdı.

Rapor, yasalarla korunuyor olmasına karşın Turgut Köyündeki zeytinliklerin, Yatağan Termik Santralına kömür sağlayan açık ocak kömür madeni tarafından nasıl tehdit edildiğini, zeytin üreticilerinin topraksızlaştırılması için işletilen mekanizmayı ve köylerin maden tarafından yutulması süreçlerini ele almış, bu süreçlerde yaşanan hak ihlallerini listelemiştir.

Yatağan Termik Santralına kömür sağlayan açık ocak kömür madeninin genişlemesiyle, açık ocak kömür madeni ile zeytinlikler komşu haline gelmiştir. Kömür madenini işleten Bereket Enerji, madencilik faaliyetlerini genişletmek için Turgut Köyü zeytinliklerini de satın almak istemekte, termik santral ve açık ocak kömür madeninin etkilerinden ötürü zeytin üretiminde yaşanan verim kaybı üreticilerin ekonomik olarak güçüz kılmaktadır.

Madenin genişleyişinin sebep olduğu heyelanlar ise maden ile zeytinliklerin komşu haline gelmesiyle zeytinlik arazileri tehdit etmeye başlamıştır. Madenin zeytinlik arazilere ulaşması halinde kazılardan ötürü tüm zeytinlikler heyelan riskiyle karşılaşacak ve arazilerin maden şirketine satılması bir zorunluluk haline gelecek, Turgut Köyü de tıpkı aynı açık ocak kömür madeninin yuttuğu Eskihisar ve Yeşilbağcılar köyleri gibi, yerinden olacak ve taşınmak zorunda kalacak, yurttaşlar göçe zorlanacaktır.

Bu rapor aracılığıyla Ekoloji Kolektifi idareyi, Çevre Kanunu ve Anayasayla güvence altına alınmış yurttaşlık haklarını korumaya, telafisi imkansız toplumsal hasarları göz önünde bulundurarak kömüre dayalı enerji politikalarını gözden geçirmeye çağırmaktadır.

Bu yayını paylaş