Ekoloji Kolektifi Sağlık Etki Değerlendirmesi eğitimine katıldı

23-24 Aralık 2017-İstanbul-Türk Tabipleri Birliği/ HEAL Ortaklığında Düzenlenen Sağlık Etki Değerlendirmesi Eğitimine Ekoloji Kolektifinden de pek çok isim katıldı.

23-24 Aralık 2017 tarihlerinde yapılan Sağlık Etki Değerlendirmesi Eğitimi (SED) pratik ve teorik olmak üzere iki kısımdan oluşturulmuştu. SED eğitimi Dünya Sağlık Örgütü (WHO) standartlarında yapılmış olup etki değerlendirmesine ilişkin süreç tanımlaması da bu evrensel standartlarda gerçekleştirildi.

  • Sağlık Etki Değerlendirmesi Hakkında

WHO Gothenburg Konsensüs Bildirgesine göre, SED herhangi bir politika, program ya da projenin belli bir nüfusun sağlığı üzerindeki etkilerinin değerlendirilebileceği işlem, yöntem, araçlar bütünüdür. Bu etki değerlendirmesiyle amaçlanan, politika, program ya da projelerin toplum üzerinde sağlıkla ilgili muhtemel etkilerinin tahmin etmek ve karar vericileri karar alma sürecinde kanıt temelli tavsiyeler geliştirmeleri için bilgilendirmektir (Örneğin bir TES projesinin, su dağıtımının özelleştirilmesi politikasının sağlık etki değerlendirmesi gibi).

Eğitimde, SED’in ÇED sürecinden farklı olduğu, SED sonucunda elde edilen verilerin sadece bir tavsiye niteliği taşıdığı, karar vericileri etkileme amacının ön planda olduğu anlatıldı. Bu konuda Türkiye’de ve çoğu Avrupa ülkesinde mevzuat bulunmamasından ötürü SED sürecinin yaptırımlar getirmediği aktarıldı. Ancak Avrupa’daki örneklere bakıldığında, her ne kadar SED’e ilişkin mevzuat bulunmasa da, SED’in artık bir zorunluluk olarak görülmeye başlandığı, yokluğununsa bir eksiklik olarak değerlendirildiği örneklerden bahsedildi.

  • İzlenimler

Verilen eğitim doğrultusunda SED’in pratik olarak, ÇED sürecinden yapısal olarak çok da farklı olmadığını söyleyebiliriz. Ancak ÇED raporunun şirketlerin bütçeleriyle hazırlanması ve kamuoyu denetiminin ve bağımsızlığın görece daha az olması pratik işleyişleri bakımından SED ile ÇED süreçleri arasında farklılık oluşturmakta. ÇED sürecinin yönetmelik uygulaması bu şekilde olduğu için böyle bir ikilik olduğu düşünülebilir. SED sürecinin ÇED’den farklı olarak kamu kaynaklarıyla fonlanan bir süreç olduğu ancak aslında riskleri ortaya koymak, alternatifleri değerlendirmek bakımından ÇED süreci ile aynı bağlamda değerlendirilebileceğini ileri sürülebilir.

  • Eğitim Çıktısı

Verilen eğitimin sonunda yapılan değerlendirmede, SED sürecinin yaygınlaşması için kurum, kuruluş ve kişiler tarafından öneriler getirildi. SED sürecinin bir mevzuata oturtulması, basınla bu sürecin yaygınlaştırılması için temaslarda bulunulması, SED konusunun makalelerde işlenmesi, davalarda SED sürecini pekiştiren taleplerde bulunulması, bulunduğumuz yerleşim yerlerindeki plan, program ve yatırım süreçlerine SED uygulanması için idari başvuruda bulunmak ve stratejik çevresel değerlendirme süreçlerinde SED süreçlerinin işletilmesini sağlamak gelen öneriler arasındaydı.

Ekoloji Kolektifi Derneği olarak, Ekolojik Haklar Merkezinde SED sürecini tanıtmayı ve yayınlayacağımız ÇED Rehberinde SED sürecini işlemeyi bu eğitim sonrasında önümüze koyduk. Yine stratejik planlara ilişkin SED çalışmasını farklı kurum ve kuruluşlarla yapmaya ilişkin öneride bulunduk. Aynı zamanda, bütçe politikalarının ve stratejik planlamanın SED sürecine tabi tutulmasıyla ilgili bir çalışma yapılmasını konuştuk.

Bu yayını paylaş