Danıştay, ÇED Yönetmeliği değişikliklerinden ikisinin yürütmesini durdurdu

Ekoloji Kolektifi, 26.05.2017 tarih ve 30077 Sayılı Resmi Gazetede Yayımlanarak Yürürlüğe Giren ÇED Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılması Hakkında Yönetmeliğin, bazı maddelerinin iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle dava açmıştı.

Danıştay 14. Daire 2017/2082 E numaralı dosya kapsamında görülen davanın 04.12.2017 tarihli kararında Değişikliğin,

• ÇED Yönetmeliğinin Ek-1 Listesinin 27. maddesinin a bendi ile Ek-2 Listesinin 49. maddesinin a bendini değiştiren 13 ve 14. Maddelerinin

yürütmesini durdurdu.

Öte yandan Değişikliğin;

• ÇED Yönetmeliğinin 12. maddenin 2. fıkrasının değiştiren 6. maddesi ve
• ÇED Yönetmeliğinin 17. maddenin 1. fıkrasını değiştiren 8. maddesinin

yürütmesinin durdurulması istemlerimiz oyçokluğuyla,

Değişikliğin;

• ÇED Yönetmeliğinin Ek-2 Listesinin 9, 33 ve 39. maddelerini değiştiren 20. maddesi ve
• ÇED Yönetmeliğinin 20. Maddesini değiştiren 9. maddesinin

yürütmesinin durdurulması istemlerimiz oybirliğiyle reddedildi.

Bu kararla birlikte,

• Maden firmalarının “Ruhsat alanı büyüklüğüne bakılmaksızın,” 25 hektardan küçük alanlar için birden fazla başvuru yaparak ÇED Gerekli Değildir kararı almaya çalışmasına Danıştay izin vermedi. Yani diğer bir deyişle, 25 hektardan büyük alanlardaki madencilik faaliyetlerini ÇED denetiminden kaçırma yolunu açan değişikliğin yürütmesi durduruldu.
• ÇED süreçlerinde projeler hakkında görüşleri sunulan kurumların 30 takvim günü içinde görüş bildirmemesi halinde, kurum görüşünün olumlu sayılması uygulamasına izin veren değişikliğin yürütmesi ise durdurulmadı. 


Karar hangi konularda değişiklik getiriyor?

1- Açık maden işletmelerinde ÇED Yönetmeliğinin etrafından dolaşıldığını Danıştay da kabul etti

26.05.2017 tarih ve 30077 Sayılı Resmi Gazetede Yayımlanarak Yürürlüğe Giren ÇED Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılması Hakkında Yönetmeliğin 13. maddesi yoluyla Ek-1, yani ÇED Uygulanacak Projeler Listesinin 27. maddesinin a bendine, “Ruhsat alanı büyüklüğüne bakılmaksızın” ibaresi eklenmiş, Ek-2 Listesinin, yani Seçme-Eleme Kriteri Uygulanacak Projeler Listesinin 49. maddesinin a bendi “Ruhsat alanı büyüklüğüne bakılmaksızın 25 hektara kadar çalışma alanında (kazı ve döküm alanı toplam olarak) açık işletme yöntemi ile madenlerin çıkarılması” olarak değiştirilmişti.

Ekoloji Kolektifi dava dilekçesinde, bu değişikliğin sonuçlarına değindi. Aslında 25 hektardan daha büyük ruhsat alanına sahip olan işletmelerin, maden sahasının 24 hektarlık kısmı için başvuru yaparak ÇED sürecinden kaçtığı ve “ÇED Gerekli Değildir Kararı” almaya çalıştığı anlatıldı. “Ruhsat alanı büyüklüğüne bakılmaksızın” ibaresinin eklenmesiyle, 25 hektardan daha büyük alanlar için ruhsat sahibi olan madencilik firmalarının faaliyetlerinin tamamının çevresel etkilerinin ÇED süreci dışına çıkarıldığı mahkemeye aktarıldı.

Danıştay kararında da, Ekoloji Kolektifinin bu itirazının haklı olduğuna hükmetti. 25 hektar ve üzerindeki alanlar için başvuru yapıldığı takdirde ÇED süreci yürütülmesi gerektiği ve ÇED Olumlu Kararı alınması gerekirken, şirketlerin 24 hektarlık alanlar için ÇED Gerekli Değildir Kararı almaya çalıştığı ve daha büyük araziler için birden çok ÇED süreci yürüterek tüm bu alanlarda madencilik faaliyeti yürütmeye çalıştığı Danıştay tarafından da tespit edildi. Danıştay 14. Daire yürütmeyi durdurma kararında şu ifadeleri kullandı: “Davalı idarece 24 hektarlık alanda çalışma yapacak olan ve ÇED Gerekli Değildir kararı bulunan bir açık ocak işletmesi, aynı ruhsat alanı içerisinde 1 hektarlık dahi ilave alanda çalışma yapacak olsa ÇED Yönetmeliği EK-1 kapsamında başvuru yaparak ÇED sürecinde değerlendirme zorunluluğunun olduğu, Maden Kanunun 7. maddesi ve Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği uyarınca da ÇED Yönetmeliği kapsamında işlem yapılarak karar alınmadan işletme izninin alınmasının mümkün olmadığı ifade edilmiş ise de; Dairemizce, ÇED süreçleri ve verilen ÇED kararlarında ilişkin açılan davalarda yapılan yargılamalar aşamasında görülmüştür ki maden ocağı işletmesi kurmak isteyen girişimcilerce Yönetmelikte belirlenen 25 hektar sınırı aşılmadan hazırlanan proje tanıtım dosyaları ile ÇED Gerekli Değildir kararları valiliklerden alınarak faaliyete başlanılmakta; ancak süreç içerisinde bazen denetimlerdeki eksiklik ya da yetersizlik nedeniyle çalışma sahası 25 hektarın çok üzerine çıkmakta, bazen de ilave maden ocağı çalışma sahası için yapılan başvurulara da ÇED Gerekli Değildir kararları verilerek toplamda 25 hektarın üzerindeki çalışma sahalarına kısım kısım verilen ÇED Gerekli Değildir Kararları ile ocak sahaları genişletilmekte olup, davalı idarenin savunmasına bu yönüyle itibar edilmemiş, nesnel ve teknik bir gerekçeye, herhangi bir rapor, uzman görüşü ya da somut bilgi veya belgeye dayanmayan dava konusu Yönetmelik kurallarında hukuka uyarlık görülmemiştir.”

2- ÇED süreçlerinde zamanında görüş bildirmeyen kurumların görüşlerinin olumlu sayılmasına ilişkin değişikliğin yürütmesi durdurulmadı

26.05.2017 tarihli Değişiklik yönetmeliğinde, İnceleme Değerlendirme Komisyonu (İDK) Toplantısı sonrasında, 30 takvim günü içerisinde görüş bildirmeyen komisyon üyesi kurum ve kuruluşların olumlu görüş sunduğu kabul edileceği düzenlenmişti. Aynı kural, proje tanıtım dosyaları hakkında istenen görüşü sunmayan kurum ve kuruluşlar için de düzenlenmişti. Bu düzenlemeye göre Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Proje Tanıtım Dosyalarının incelenmesi sürecinde gerekli görmesi durumunda kurum ve kuruluşlardan görüş isteyecek, 30 gün içerisinde görüş bildirmeyen kurum ve kuruluşların görüşleri olumlu görüş olarak kabul ediliyor.

Kararla ilgili Ekoloji Kolektifince yapılan hukuk değerlendirmesi metnine erişmek için tıklayınız.

Danıştay kararına erişmek için tıklayınız.

Bu yayını paylaş